15 Aralık, 2018 - Cumartesi
entr

Üç Aylara girerken

sadi-arslanRabbimize hamd olsun ki bu sene de üç ayları idrak ettik. Kameri takvime göre Recep, Şaban ve Ramazan ayları geleneğimizde üç aylar olarak bilinir.

Bu ayların ilki Recep ayı 30 Nisan 2014 tarihi itibarıyla başlamış oldu. Ayrıca Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regaib kandilini de geride bıraktık. Ama önümüzdeki zaman dilimi içerisinde kandiller devam edecek. Nitekim 25 Mayıs’a tekabül eden Recep ayının 26’ ında Miraç kandili, 12 Haziran’a tekabül eden Şaban ayının 14. Gecesi berat kandili ve nihayet 23 Temmuz’ a tekabül eden Ramazan ayının 26’yi 27’e bağlayan gece ise Kadir geceleri bizleri beklemektedir.
Üç ayların faziletini bizlere bildiren Resulullah (SAV) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır “ Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım Ramazan ise ümmetimin ayıdır.”

Böyle olunca bize düşen bu zaman dilimlerini çok iyi değerlendirip, kurtuluşumuza vesile olması için özel gayret sarf etmeliyiz. Nefis muhasebesi yapılmalı, kişinin geçmişi ile hesaplaşarak, yapmış olduğu hata ve günahlardan pişmanlık duymak suretiyle tövbe ve istiğfar etmeli, geleceğe daha güçlü ve umutla bakmalıdır. Rabbimizin Kur’an-ı kerimin birçok yerinde hatırlattığı tefekkür ve tezekkürü daha çok yapmak suretiyle Allah ile olan yakınlık tesis edilmelidir. Özellikle bu gün büyük şehirlerdeki kalabalıklar içinde birçok insan yalnız kalmıştır. Yalnız kalan bu insanlarla yakınlaşmalı, yalnız olmadıkları kendilerine hissedilmelidir. Hastalar ve yaşlılar ziyaret edilmelidir. Unutulmamalıdır ki mutluluklar paylaştıkça çoğalır, acılar ise paylaştıkça azalır. Bilhassa cezaevlerinde özgürlükleri kısıtlanmış olan insanlar ziyaret edilmeli, üç ayların rahmet ve bereketinden nasiplenmeleri sağlanmalıdır. Böylece toplumun her kesimi üç ayların geldiğinin farkına vararak bu manevi iklimden yararlanma cihetine gidilmesi için rehberlik yapılmalıdır.

Üzülerek belirtmek lazım ki bu sene de üç aylara girerken İslam âleminde yine acı ve gözyaşları hâkimdir. Başta Suriye, Irak ve Afganistan olmak üzere birçok ülkede Müslümanlar acı çekmektedir. Bunlar acı çekerken, geri kalan Müslümanların bunların acısını hissetmemeleri imkânsızdır. Müslümanları bir tek vücuda benzeten Peygamber efendimiz (SAV) vücudun herhangi bir uzvu rahatsızlığında bütün vücudun da rahatsız olacağını belirtmiştir. Gerçekten Müslümanların içindeki bu kötü ahval diğer bütün kardeşlerini derinden üzmektedir. Şüphesiz bize düşen ise bu kardeşlerimize uzatacağımız yardım eli onların acılarını bir nebze hafifletir. Ayrıca bu kıymetli zaman dilimleri içinde her vakit namazlardan sonra bu kardeşlerimize yapacağımız duanın önemi ise açıktır.

Diğer taraftan farklı inanç ve kültürlerle iç içe yaşayan biz Avrupa’da ki Müslümanların sorumlulukları biraz daha fazladır. Zira bizim her hareketimiz aynı zaman da İslam’a fatura edildiğinden, günlük yaşantımızda İslam’ın güzellikleri görülebilmelidir. Onlarla olan ilişkilerimizde dürüstlük ve samimiyet temelinde karşılıklı iyi niyet ve hoşgörü esas olmalıdır. İçinde bulunduğumuz üç ayları fırsat bilerek bu konuda eksikliklerimiz varsa onları düzeltmenin yollarını aramamız gerekmektedir. Sohbetimi Peygamber efendimizin (SAV) in bir hadisi ile bitirmek istiyorum. “Allah’ım bize Recep ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizleri Ramazan ayına kavuştur”.

Haftaya buluşmak üzere, Cumanız mübarek olsun.