.::. Yazı ve Makaleler ::. Yaşar ÇOLAK

 
 

Cihadın zengin anlam dünyası üzerine

(Olay Gazetesi, 22 Temmuz 2004 Cuma)

Önemli İslami kavramlarımızdan birisi de cihattır. Batılılar ortaçağdan beri cihadı kutsal savaş (holy war) şeklinde tercüme ederler ve İslamın kılıç yoluyla yayıldığını ileri sürerler. Geçenlerde en hızlı büyüme trendi içinde olan güzel dinimizin tecavüz (rape) yoluyla yayıldığı iftirasına bile tanık olduk. Kimbilir daha ne çirkin iftiralara maruz kalacağız. Kuşkusuz bu tür iftiralar, ideolojinin, ihtirasın, gücün aklı ne denli esaret altına aldığını göstermektedir.
Cihat, dini terminolojide, dînî prensipleri öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, İslam’ı tebliğe çalışmak, nefse ve dış düşmanlara karşı mücadele vermek anlamlarına gelmektedir.
Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerîm’de cihat kelimesi, Allah’ın rızasına uygun olarak yaşama çabası (Furkan, 52), Allah yolunda mal ve can ile çalışma, mücadele etme (Hucurat, 15) ve savaş, muharebe (Bakara, 41) anlamlarında kullanılmıştır. Kur’an’da savaşı ifade etmek için daha çok “kıtal” kelimesi kullanılmaktadır.
Cihadı konu alan ayet ve hadislere bir bütünlük içinde bakıldığında, cihadın sadece savaşı ifade etmeyip, hayatın her safhasında iyilikleri yaymak için gayret etmek, ilmi çalışmalar yapmak, İslam ile insanlar arasındaki engelleri ortadan kaldırmak ve kötülüklerle mücadele etmek gibi geniş anlamının olduğu görülür. Nitekim Hz. Peygamber de bu doğrultuda; “(gerçek) mücahid nefsiyle savaşandır” (Ahmed, vi,20) buyurmuşlardır.
İslam'da savaşmak, insan hayatını yok ettiği, toplumu tahribe yol açtığı için bizatihi çirkin kabul edilmiştir. Bu haliyle savaş, sadece Müslümanları saldırıdan korumak amacıyla meşru kılınmıştır. Savaş, insana eziyet ve zulüm için değil, ona yapılan eziyet ve zulmü önlemek, insanı insan yapan temel hak ve hürriyetleri ve vatan bütünlüğünü korumak için mubah sayılmıştır. Buna karşılık İslamın başkalarına kuvvet yoluyla benimsetilmesi veya başkalarına ait topraklarının veya mallarının haksız yere ele geçirilmesi de dinin temel prensiplerine aykırı görülmüştür. Hz. Peygamberimizin 23 senelik risalet hayatı boyunca yaptığı savaşların sebepleri ve icra biçimleri incelendiğinde, bunların hepsinde onun bu hükümlere bağlı kaldığı görülecektir.
Hz. Peygamberimiz bir savaş sonrasında arkadaşlarına "asıl büyük cihat insanın nefsiyle yaptığı mücahededir" buyurması cihadın anlam zenginliğine ışık tutmaktadır.

 

http://www.diyanet.org.uk  2006 © Tüm kullanım hakları saklıdır.
Vakfımız İngiliz Vakıflar İdaresine kayıtlı kamu yararına faaliyet gösteren bir kuruluştur. Kayıt numarası: 1086377

óœÏ