|
İlkeleri olan din hizmeti
(Olay Gazetesi 8 Nisan 2005 Cuma)
Değerli okurlarım. Bu hafta sizlere din
hizmetinde dikkate alınması gerektiğine
inandığımız bazı ilkelerden bahsetmek
istiyorum. Bir gözlemle başlamak
istiyorum. Pratik hayatta dini konular
hemen herkesin kendisini fikir beyan
etmeye hazır hissettiği bir alan gibi
gözüküyor. Bir bakıyorsunuz yıllarını
dini ilimlere adamış hocaların fikir
beyan etmekte zorlandıkları konularda,
yeterli olmak bir tarafa hiç birikimi
olmayanlar çok rahat görüş beyan
edebiliyorlar. Bu sağlıklı bir gösterge
değil elbette. Çağımızın kendine özgü
yapısı ihtisaslaşmayı gerekli
kıldığından, her alanda olduğu gibi din
alanında da uzman görüşlerine itibar
edilmesi elbette daha uygun olacaktır.
Toplumun selameti için fikir özgürlüğü
kadar, fikrin doğru bilgiye
dayandırılması da çok önem arz
etmektedir. Bilgi sahibi olmadan fikir
sahibi olmak tahribattan başka işe
yaramamaktadır.
İslam’da doğru bilginin kendi tekelinde
olduğunu ileri sürebilecek bir temsil
makamı yoktur. Zira İslam, ruhbanlığı
kabul etmez. Bu yüzden İslam geleneği
içinde teorik olarak herkesin görüş
açıklama hakkı vardır, elverir ki din
alanında beyan edilen görüşler sağlam
delillere dayandırılsın ve mantıklı
olsun. Zihni çelişkileri farketme
melekesini kaybetmiş olanların
insanların zihinlerini karıştırmada ve
dinin aydınlık yolunu bulandırmada ne
kadar zararlı oldukları hepimizin
malumu. Boşuna dememişler, insanı yarım
doktor canından yarım hoca da dininden
eder diye. Dinine, diyanetine bağlı
insanımız, din adına ortaya konmuş bir
bir görüş karşısında, saygısından ve
uhrevi hayatına zarar gelir endişesinden
teslimiyetçi bir tavır içine giriyor.
Kendisine sunulanı olduğu gibi kabul
eğilimi sergiliyor. Bu saygıya dayanan
teslimiyetçi tutum asla istismar
edilmemelidir. Bu itibarla insanımıza
gerek fikri planda gerekse pratik din
hizmetleri planında sunulan din
hizmetinin bazı temel amaç, ilke ve
hedeflerinin olması icab eder. Bu dini
bir yükümlülük olduğu kadar insanımıza
saygının da gereğidir.
Bu çerçevede din hizmeti sunarken;
Kur’an ve sünnette yer alan temel
bilgilere dayanmaya, empoze edici değil,
aydınlatıcı mahiyette rehberlik
hizmetinde bulunmaya, çağımızdaki
teknolojik gelişmeler ve iletişim
imkanlarından, tarihi tecrübe ve
birikimlerden yararlanarak bilgiye
dayalı, ibadet, ahlak ve eğitim eksenli
din hizmeti sunmaya, çağdaş dünyada
üretilen bilgileri hizmete dönüştürmeye,
dini hükümleri ilmi bir anlayış içinde
dinin özüne uygun ve günümüz
ihtiyaçlarını da dikkate alarak, bugünün
insanının bilgi kodlarına uygun hale
getirmeye, bütün dünyadaki siyasi görüş,
düşünce ve faaliyetler karşısında
tarafsız ve hepsine eşit mesafede
olmaya, farklılıkları insanlığın
zenginliği olarak telakki edip, içinde
hizmet verilen toplumun bütününü
kucaklayıcı, uzlaştırıcı ve
bütünleştirici olmaya, muhatap kitlenin
geleneklerini, hassasiyetlerini ve
beklentilerini bilen, anlayan ve
değerlendiren bir tavır izlemeye, diğer
din mensuplarıyla hoşgörü çerçevesinde
iyi ilişkiler geliştirmeye özen
gösterilmelidir.
Bu çerçevede din hizmeti ancak eğitim ve
kültür seviyesi yüksek, beşeri
ilişkilerde topluma öncü, muhatabını
anlayan ve sorunlarına dini çözüm
yolları üretebilen, söz ve
davranışlarıyla örnek bir hayat
sergileyen din görevlileriyle mümkün
olabilir. Din görevlisi karizmasını bu
ilkelere bağlılıkla oluşturmayı
yeğlemelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı’mız gerek
yurtiçinde ve gerekse yurtdışında
yukarıda belirttiğimiz çerçevede din
hizmeti sunmayı ana hizmet politikası
olarak benimsemiştir. Eksikliklerimiz
olsa da hizmetlerinin genel olarak bu
konsepte uygunluğu husunda kuşku yoktur.
Eski ve yeni yapılan araştırmalarda
insanımızın Diyanet kurumunun mevcut
yasal statüsüyle varlığını
sürdürmesinden yana olduğunu ortaya
koyması, büyük ölçüde bu sebepledir.
İngiltere’de Diyanet hizmetlerinin
gelişmesi gerektiğinin gerekçeleri de bu
noktalarda aranmalıdır.
Yazımız bitirirken tekrar hatırlatmak
istiyorum. Hepinizi 23 Nisan Cumartesi
günü, 17.00-19.00 saatleri arasında
müşavirliğimizce düzenlenen Aziziye
Camii Kültür Merkezi’ndeki Kutlu Doğum
Haftası kutlama programına bekliyoruz.
Aile ve gençliğin çağdaş problemleri ele
alınacaktır. |