.::. Yazı ve Makaleler ::. Yaşar ÇOLAK

 
 

Dinin toplumsal-kültürel işlevleri üzeri

(Olay gazetesi 27 Ağustos 2004 Cuma)                                 

Din sadece kul ile Allah arasındaki sübjektif ilişkileri gösteren bir sistem değil, aynı zamanda sosyal yönü de bulunan bir olgudur. İslam açısından baktığımızda, onun mesajlarının büyük bir bölümünün doğrudan bireye hitabetmekle birlikte, önemli bir kısmının da insanlararası ilişkileri, insan toplum ilişkilerini düzenlemeye yönelik olduğunu görmekteyiz.
Dinin toplum hayatında gördüğü işlevlerinin en önemlisi bütünleştirmedir. Her toplumda dünya hakkında değişik ve genellikle birbirleriyle çatışma halinde olan insan ilgileri, özlemleri ve bakış açıları bulunur. Böyle bir yapıdan bütüncül bir yapı ortaya çıkarmak ve nihai olarak toplumu ayakta tutmak, büyük ölçüde insana kendi benliğini de aşmayı telkin eden din sayesinde mümkün olabilmektedir.

Din, her şeyin üstünde insan hayatını düzenleyici bir prensiptir. O, bireyin hayatını, bireyi kapsayan fakat aynı zamanda aşan mutlak anlamlar ve değerlere göre düzenler. Eğer birçok kişi böyle bir düzenleyici ilkeyi paylaşırsa, o takdirde muhtelif bencillikler bir tarafa bırakılarak toplumu bütünleştirmek mümkün olabilir.
Dinin diğer bir önemli sosyal işlevi de, inananlara belli bir zihniyet yapısı ve bir değerler sistemi kazandırmasıdır. İnsanlar kendilerine ve dünyaya bu değerler gözlüğünden bakarlar. Tutumlarını da buna göre belirlerler. Mesela dünya karşısında olumlu ve aktif tutum içinde yer alan din mensupları, dünyaya daha fazla önem verip, kazanç, sağlamayı, ticareti ve mülke sahip olmayı yararlı görürken, dünyayı fani ve değersiz kabul eden din mensupları da dünya ve nimetleri karşısında pasif bir tutum içinde yer almışlardır. İslam dininin bu konudaki tutumu çok dengelidir. Hem dünyaya hem de ahirete eşit derecede önem vermiştir.
Dinin bir diğer fonksiyonu da toplumsal kontrol, yani insanları toplum kuralları çizgisinde tutmaya yardım etmektir. Din kişinin bilincini işleyerek toplumsal kuralların vicdanlarda köklü bir şekilde yer edinmesini sağlar. Bu olmadığı, yani kurallar kişinin vicdanında köklü bir şekilde yer edinmediği zaman, dıştan gelen kontrolün istenilen etkinliğe ulaşması oldukça zordur. Gündelik ilişkilerimizde her gün bunu gözlemlemekteyiz.
Dinin önemli işlevlerinden biri de kültür aktarma işlevidir. Kültürün toplumda kuşaktan kuşağa aktarılmasında dini ibadetlerin, kurumların ve dini organizasyonların elinde bulunan eğitim kurumlarının önemi büyüktür.
Dinin mahiyeti ve işlevine dair burada biraz fazlaca bilgi sunmamızın sebebi, dinin basit bir olgu olmadığı, bireysel hayattan toplumsal olana uzanan geniş ilişkiler ağı içersinde kendini gösteren etkin bir sistem olduğu gerçeğini idraklere bir kez daha sunmaktır

 

http://www.diyanet.org.uk  2006 © Tüm kullanım hakları saklıdır.
Vakfımız İngiliz Vakıflar İdaresine kayıtlı kamu yararına faaliyet gösteren bir kuruluştur. Kayıt numarası: 1086377

aBê™