|
Ramazan ve hac günleri yaklaşırken
(Olay Gazetesi, 7 Ekim
2004 Cuma)
Merhabalar sevgili okuyucularım!Ruhumuzu
arındırma günleri olan Ramazan ayına
yaklaşıyoruz. İnşaallah Yüce Rabbimiz
nasip eder de bu rahmet ayının manevi
ikliminden doyasıya istifade ederiz.
Bütün yıl boyunca Yaradanımıza ibadetle
emrolunmakla birlikte, Ramazan ayının
ikliminde ibadetin tadı ve heyecanı
bambaşka oluyor. Çünkü bu ayda ibadetin
coşkusuna Ramazanın bereketi de
katılıyor.
Ramazan ayının bereketinden doyasıya
istifade edebilmek için, Din Hizmetleri
Müşavirliği olarak bazı hazırlıklar
yaptık. İlkin bir müjdeyi vereyim.
Diyanet İşleri Başkanlığınca bu yıl ilk
defa iki güzide din görevlisi
arkadaşımız Londra’ya kadrolu olarak 4
yıllık süreyle tayin edilmişlerdir.
Ülkemizin birkimi olan ilahiyat
fakültelerimizden yüksek din tahsili
almış, hafızlık yapmış, çeşitli
yarışmalarda derecelere girmiş olan bu
iki görevlimiz Ramazan öncesi Londra’ki
görevlerine başlayacaklardır. Biri Stoke
Newington’daki Aziziye Camiinde görev
yapacak, diğeri de İngiltere Türkleri
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin
Edminton Angel’daki (76 B Fore Street N
18 2SL) adresinde bulunan dermek
merkezinde Ramazan ayı boyunca Teravih
namazı kıldıracak, vaaz ve irşat
hizmetinde bulunacak, çocuklara Kur’an-ı
Kerim ve dini bilgiler dersi verecektir.
Her iki görevliye de başarılar dilerken,
vatandaşlarımız ve soydaşlarımıza da
hayırlı olsun diyorum.
Bunun yanısıra kutsal mekanlara hac
yolculuğunun zamanı da yaklaşıyor. Önce
sizlerle hacla ilgili duygularımı
paylaşmak istiyorum. İmanın duygu
çağlayanı halinde yaşandığı anlardır hac
günleri. Geride bıraktıklarına veda
ederken yanaklarından süzülen yaşları
görürsünüz bu kutlu yolculuğa
çıkanlarda. Dudaklarında dualarla bedeni
titreyen ve gözleri nemlenenlere şahit
olursunuz. Ve bu duygusal atmosfer
içerisinde haccın tattırdığı ilk
duygunun insanın kendisini bütünün bir
parçası olarak hissetmesi olduğunu
kavrarsınız. Hac ferdi toplum içinde
eğitmektedir çünkü. Hacca niyet eden bir
Müslümanın kendisi ile beraber hacca
niyet eden ne kadar insan varsa hepsi
gibi aynı şeyleri yapmaya, aynı
şeylerden kaçınmaya niyet etmiş olduğunu
fark edersiniz. Yeryüzünde bu kadar
sayıda insanı aynı zaman sınırları
içinde, aynı istikamete yöneltme
imkanına sahip hacdan başka ikinci bir
gücün olmadığını anlarsınız. Hac birçok
yönüyle bir uyanmayı, bir dirilişi de
simgeler ve hac esnasında kişi kulluğunu
bütün yönleri ile ortaya koyar. Artık o
geçmişte işlediği hatalardan pişmandır,
geleceğe ait planlarında daha dikkatli
davranması gerektiğini düşünür. Allah
yolunda hem malını harcar, hem de bütün
olumsuz şartlara Allah rızası için
tahammül göstermeye ve sabretmeye gayret
eder. Bunun için hacı Allah resulünün
günahlardan arınarak anasından doğduğu
gün gibi günahsız hale geldiği müjdesine
mazhar olur. O Yüce Allah’ın arınmaya
çağrısına uymuştur.
Şair diyor ki ‘Muhabbetten Muhammed oldu
hasıl, Muhammetsiz muhabbetten ne
hasıl’. Hac aynı zamanda şairin terennüm
ettiği sevgililerin sevgilisi Hz.
Muhammede kavuşturan insanı, onun
ruhaniyetine sokan bir yolculuktur. Öz
ve şekli birleştirerek haccı eda
edenlerdeki görülen en köklü değişim, iç
dünyalarını sevgi ve merhamete daha
fazla açmalarıdır. Bu sebepledir ki
haccın islam ibadet sistemi içindeki
yeri bambaşkadır. Londra Büyükelçiliği
Din Hizmetleri Müşavirliği olarak
Diyanet İşleri Başkanlığımızın 30 yılı
aşkın tecrübeye dayanan dev
organizasyonuyla İngiltereden bu yıl hac
seferi düzenlemiş bulunmaktayız.
Organizasyonumuzla hacca gidecekler,
Diyanet'in 30 yılı aşkın Hac
tecrübesinin sağlayacağı rahatlık ve
güvenden yararlanacakları gibi, ehil
rehberler nezaretinde Hac ibadetini
eksiksiz yapabileceklerdir. Ayrıca Türk
doktorların sunduğu mükemmel sağlık
hizmetlerinden yararlanacaklar,
Türkiyedeki yakınlarını da yanlarında
götürebileceklerdir. Hac dönüşü
Türkiye’de bir müddet kalabilme ve daha
pek çok imkanı elde edeceklerdir. Yüce
Allah hacca niyetlenenlere niyetlerini
gerçekleştirme bahtiyarlığını nasip
eylesin. |